Mavi Kaplan Efsanesi

Asıl bloğum www.bluetigar.com adresinde ve 550 sayfadan fazla komik şeyle doludur. Gülme garantilidir.

Kutup Ayısı nasıl avlanırmış...!

Kutup ayılarını derileri için avlarlarmış. Ama bu is kolay olmazmış. Derilerinin altındaki ortalama 10 cm'lik yağ tabakası ayıların buzlu sularda donmasını engeller; hem de onları bir zırh gibi korurmuş. Küçük ateşli silahlarla ayılarda oldurucu yaralar açmak mümkün olmazmış. Büyük silahlar da derileri paramparça edip kullanılmaz hale sokarmış.

 

Kutup ayısını avlamak için alnındaki özel bir noktaya yakından ve tek el ateş edilmeliymiş. Kutup ayılarının koklama ve işitme duyuları da güçlüymüş. 2 metre yükseklikte karın altındaki fok balığının kokusunu veya 30 km uzaklıktaki yaralı hayvanin kan kokusunu hissedebilirlermiş. Bununla birlikte en ufak bir çıtırtıyı bile duyabildiklerinden kimseyi yanlarına yaklaştırmazlarmış. Avcılar kutup ayılarını avlamak için ilginç bir teknik kullanırlarmış.

 

Bir baltanın ağzı iyice, ama iyice keskinleştirilirmiş. Sonra bu balta bir yere sabitlenirmiş. Üzerine sapını ve demirini tamamen kaplayacak şekilde fok balığı kanı sıvanırmış. Ve olay yerinden uzaklaşılırmış. Kan kokusunu alan kutup ayısı baltayı kolayca bulur ve yalamaya başlarmış. Yalarken farkında olmadan dilini baltanın keskin ağzına da sürtermiş. Hafif hafif kesilen dilden sızan kanlarla balta, yalaması daha da keyifli hale gelirmiş.

 

Zavallı ayı, yaladıkça kanayan, kanadıkça yalayan diliyle bir süre sonra iyice kendinden geçermiş. Hem zevklenirmiş, hem bitkinleşirmiş. Avcı ise sürekli ayıyı gözlermiş. Kan kaybından iyice halsiz düşüp bayılmasını beklermiş. Bayılınca ayının yanına gidermiş, elindeki silahı alnına yaklaştırırmış. Tek el ateşle ayıyı öldürürmüş. Böylece deriye zarar vermeden avlama işlemini tamamlarmış.


Kredi Kartı Borcundan kurtulmanın Yolları...

Kredi Kartı Borcundan kurtulmanın Yolları...

1 - Hiç kredi kartı sahibi olmamak

2 - Alışverişleri nakit olarak yapmak

3. Fight Club’ün Final sahnesindeki ndeki gibi bir atraksiyona girilebilir.

4. Başka bir bankadan Tüketici Kredisi çekmek, daha ağır bir yükün altına girmek, o borcu kapatmak için tefeciden borç almak, onu ödeyebilmek için herşeyi satmak.

5. Dilencilik mesleğine geçmek. Malum dilencilerin apartmanı filan var. Günde 20 ytl kazansanız, ayda 600 ytl yapar ve sermayeniz 0 ( Sıfır ) Ama delikanlı adamı bozar tabi ki !

6. Banka soymak. Zenginden alıp zengine vermek… Ama şaka diye yazılmıştır, tavsiye edilmez. Banka sahibi olup içini boşaltabiliyorsanız, bak o olabilir. Çünkü Türkiye’de bu hırsızlık sayılmıyor…

7. Bol bol düşünüp, hindilere rakip olmak…

8. Efenim en iyi taktik devletimizin izlediği yolu izleyip Konsolidizasyon'a gitmektir. nedir bu konsolidizasyon? Kısa vadeli borçların uzun vadeli borçlara çevrilmesi demektir. ya da birden fazla borcun tek bir borcun çatısı altında toplanması da olabilir. her neyse. işte bu işlemi yapmak her ne kadar devletler için daha yüksek faiz yükü altına girmek demek olsa da bireyler için tam tersi doğrudur. şöyle ki: genelde kredi kartı borçlarına tüketici kredilerine uygulandığından daha çok faiz uygulanır. mesela A bankası borcunuza güvenle %9.5 geçirirken, Devlet bankalarından alacağınız 24 ay vadeli bir krediye %4 civarı bir faiz uygulanacaktır. bu hesaba göre kredi kartınıza girmekle kalmayıp kıçınıza da kaçmak üzere olan 1 milyarlık borcunuzu, uygun faizle bir tüketici kredisi alarak kapatabilir. borcunuzu sabit Türk lirası ödemelerle uzun döneme yayabilirsiniz. bu tür konsolidizasyonun bir güzelliği de enflasyon oranı ve bu sayede uzun vadede maaşınıza yapılan zamlar nedeniyle kredi borcunuzun aylık tutarının zaman geçtikçe maaşınızın daha küçük bir kısmını götürecek olmasıdır. evet efenim, krediyi alıp kredi kartı borcunuzu kapattınız mı? o vakit sıra kredi kartınızı törenle kesmeye geldi. kesiniz onu. illa kredi kartı kullanacaksanız düşük limitli bir kredi kartı alınız, ya da ek hesabınız, elma hesabınız ne güne duruyor? yok yok en iyisi siz annenizden borç alın bundan sonra. Haa kredi kartınızı aldığınız bankaya gidip onu iptal ettirmeyi de unutmayın, yoksa her ay bilmemne vergisi, zart masrafı, vs. adı altında toparlanan kredi kartı sahibini öpme araçları bir yerlerinize kaçmaya devam edebilir. Unutmayalım ki “Borç yiğidin kamçısıdır…” gizli bir Türk atasözüdür. 9. Borçlar kanunu yakın takipçisi, hatta fanı olmak. 10. Yurtdışına çıkmak. 11. Bir yıl önce uygulanmış ve başarıya ulaşmış yöntem:

1) Kredi kartını yanınızda taşımamak, eğer will save'inize güvenmiyorsanız, evdeki büyük gardırobun arkasına atmak.

2) Belli bir geliriniz varsa, bu gelirin yaşamsal ihtiyaçlarınız (kira, fatura, sigara, yemek) kısmını ayırıp, kalanı her ay kredi kartına yatırmayı düstur bellemek, ve
bu miktar eğer kart borcunun tamamı değilse, yatırmak için "son ödeme tarihini" beklememek!, ekstre kesilir kesilmez o gün yatırmak (zira ekstre kesim ve son ödeme tarihi arasında da faiz isletilir ki az değildir bu sürede gelecek rakam)

borcun tamamı kapanana kadar bu maddelerden odun vermemek.

ve bu durumu korumak için 1 yıldır uygulanan ve başarıyla devam edilen yöntem.

kredi kartınıza, internet bankacılığından, harcama miktarı şu kadarı geçince cebime mesaj at talimatı vermek. ve bu "şu kadar" miktarını, daha önce her ay yapabildiğiniz ödemeler ile paralel belirlemek.

her ay elinize gecen parayı, fon'a yatırmak. ve harcamanız gerektiğinde teker teker bozdurarak harcamak.

kredi kartınızdan harcamaları ekstre kesim tarihinden sonra yapmak.

bu yukarıdaki yöntemle, senelerce size giydirilen faizleri geri kazanıyorsunuz. ve para fonda durursa, özelliklede ihbarlı fonlarda durursa, hem siz daha az harcıyorsunuz, hemde bazen harcamaya üşeniyorsunuz (bankamatik bul, fon boz, çek et)

yine ve önemle belirtmek isterim ki, eğer son ödeme tarihinde tüm tutar kapatılamıyorsa, kesinlikle ödeme için son ödeme tarihini beklememek, ilk kesildiği gün parayı yatırmak, kalanını tamamladığınız anda yatırmak.

11. hesabınızda her zaman iki milyar kadar nakit bulunabilen ve böylece kredi kartına asla borcu olmayan biri değilseniz, kredi kartı almamak veya alınmış ve borç açılmış kredi kartının borcu ödendikten sonra makasla ikiye kesmek iyi bir yöntem olabilir.maaşınız yüksek bir insan bile olsanız asla kredi kartı almamak da akıllıca bir yöntemdir. ne kadar hesaplı olursanız olunuz, hayatın bir yerinde ayağınız tökezleyecektir ve o tökezleme anında kredi kartınız size acımayacaktır

12. Ver kurtul, Allahından bulsunlar.

13. (kendinden para saklamak ve bu suretle biriktirilen parayı kredi kartı ödemelerinde kullanmak. 14. Bütün para yönetimini hanıma bırakmak. Ama buda delikanlıyı bozar. 15. Borç aramak ama kesinlikle bu devirde borç bulmak çok zor. Zaten borç bulabilen adam kredi kartına borç yapmaz.16. (doğru dürüst harcama yapıp türlü maymunlukla uğraşmamak, bir zahmet gelirin üstünde limit açtırmamak.. 17. arkadaşı antrenör kıvamına getirmek;
- harcamayacaksınnn
18. kendine banka kurmak 19- bankaların pazarlama departmanlarının karşı stratejiler geliştirmek için gecelerini gündüzlerine kattıklarından hiç kuşku duymadığım taktiklerdir bunlar:

- "kredi kartınız evdeki büyük gardırobun arkasına mı düştü? hemen birini gönderiyoruz aldırtıyoruz, üstelik bunun için hiç bir ücret ödemiyorsunuz, üstüne üstlük bir de onyüzmilyonbin hedef puanı kazanıyorsunuz. sonra da bu puanları gönlünüze göre harcıyorsunuz. aman diyeyim gözünüzü sevelim, kartınızı kullanmaya devam edin. bankanız her zaman sizin yanınızda, arkanızda hatta içinizde... (bkz: içine almak)"

- "bir süredir kartınızı kullanmadığınızı tespit ettik, merak ettik. sağlığınızdan kuşku duyduğumuz için size bu mektubu yazıyoruz. yani yanlış anlamayın... iyisiniz değil mi? eğer iyiyseniz zortek pastanelerinden yapacağınız ilk harcama size 37 kat hödö puan olarak geri dönecek, iyi değilseniz zurnaköy hastanelerinden yaptıracağınız idrar tahlilini içiyor ve kart limitinizi 8 trilyora çıkartıyoruz".

20. Koçbank, citibank gibi bazı bankaların başlattığı bir uygulamayla, yüzde 4-6 arası faizler karşılığında sizin, yüzde 11 lere varan kimi kredi kartı borçlarınızı tamamen kapatıyorlar. bir nevi maksat ayağınız alışsın metodu belki ama son dönemlerde insanları yüklü kredi kartı borçlarından kurtarabilecek insaflı bir yaklaşım.

21. borç transferi bu taktiklerden biridir..kesin çözüm olmamakla birlikte en azından 6,25 faiz ödemektense 4,25 ödemek faydalıdır,iyidir..
22. bazen, borcu ödemek yararlı olabilir.(kimse yazmamış ilginç.)

22. Alo Baba neredesin ?

23. Senden atlasında nerde patlarsa patlasın… Bul, buluştur ve bir daha uzak dur…

24. kredi kartı borçlarının tek bir kartta vadeli olarak düşük faizde toplanmasını sağlayan Borç Transferi işlemi yapılarak mevcut sorunu çözmek içinde bulunduğunuz durum itibariyle en akilci taktiktir. 25. Ek işbulmak ve iki işte birden çalışmak, kredi kartı borcundan en kısa yoldan kurtulma taktiğidir. Örneğin bir blog sitesi açıp Google Adsense’den reklam almak ve para kazanmak. Bu konuyla ilgili her türlü bilgiyi http://adsanse.blogcu.com adresinde bulabilirsiniz. Ayrıca Adsense’ye oradan başvurabilirsinizde ! 26. Kredi alıp hepsinin borcunu kapatıp hepsini kırıp iptal ettirip bir daha asla kredi kartı kullanmamak ve düzenli olarak kredi borcunuzu ödemek. sonrası da huzur ve mutluluk. 27. Son olarak da Kredi Kartıyla 12 ay taksitle külçe Altın alıp, Peşin satıp yeniden kredi kartına yatırmak ve bu işlemi bütün borcu 12 ay’a yayana kadar devam ettirmek. Yakında bu işlemin detaylarını açıklayacağım. Hepiniz kurtulacaksınız sayemde…

Yararlı sitelerin adresleri...Bir yere kaydedin mutlaka lazım olacaktır…

Yararlı sitelerin adresleri...Bir yere kaydedin mutlaka lazım olacaktır…
   
 


Birbirinden ilginç bilgiler...Örneğin : Bir köpekbalığı 100 milyon damla deniz suyu içindeki bir damla kanı hissedebilir...

Birbirinden ilginç bilgiler...

1. Bir köpekbalığı 100 milyon damla deniz suyu içindeki bir damla kanı hissedebilir.

2. Bir fare bir deveye oranla daha uzun süre susuzluğa dayanabilir.

3. İnsan midesi 2 haftada bir iç zarını yenilemek zorundadır aksi halde kendi kendini sindirir.

4. i harfinin üzerindeki noktaya ingilizler “Dedikodu” derler.

5. Bir bardak taze şampanyanın içine bir kuru üzüm atarsanız üzüm asansör gibi bardağın altından üstüne üstünden altına sürekli dolaşır.

6. Eğer ağzımıza attığımız bir şeye tükürüğümüz değmese onun tadını anlayamayız.

7. Erkek Peygamber Devesi dişinin kokusunu 7 mil öteden duyabilir.

8. George Washington evinin bahçesinde marijuana yetiştirirdi.

9. Zürafa kulağını 53 santim uzunluğundaki dili ile temizler.

10. Lübnan’da dişi bir hayvanla cinsel ilişkiye girmek serbesttir ama erkek hayvanla yasaktır.
 11. Mc Donalds’ın karının % 40’ı çocuk menüsü satışından gelir.

12. Her insanın dilinin izi de parmak izi gibi farklıdır.

13. Tarihi film Ben Hur’da çekim ekibinin farketmediği kırmızı bir otomobil görünür.

14. Einstein 9 yaşına kadar düzgün konuşamamıştır. Ailesı onun özürlü olduğunu düşünmüştür.

15. Hergün doğan çocukların ortalama yüzde 12’si yanlış anne babaya verilmektedir.

16. Kağıt para sanıldığı gibi kağıttan değil pamuktan yapılır. 1950’den önce kenevir, ağaç kabuğu ve marijuana yaprağı kullanılarak yapılırdı.

17. Çikolatanın köpekleri öldürdüğü doğrudur. Onların kalbine ve sinir sistemine zarar verir. Yarım kilo kadar çıkolata küçük bir köpeği öldürebilir.

18. Birçok ruj çeşidi balık pulu içerir.

19. Katil balinalar köpek balıklarının midesine alttan torpil gibi vurarak öldürür.

20. Donald Duck çizgi filmleri Finlandiya’da yasaklanmıştır. Nedeni kahramanların don giymemesidir.

21. Ketçap 1830’lu yıllarda ilaç olarak satılırdı.

22. Suudi Arabistan’da bir kadın kocasına kahve yapmazsa bu boşanma nedenidir.

23. Uyurken, TV izlerken olduğundan daha fazla kalori harcarsınız.24. Meşe ağaçları elli yaşından önce palamut vermez.

25. Kupa papazı bıyıksız olan tek papazdır.

26. Boeing 747’nin kanatları, uçakla uçmayı ilk başaran Wright Kardeşlerin uçtuğu mesafeden daha uzundur.

27. Amerikan Havayolları 1987 yılında first-class da sunulan bir adet zeytin eksiltmek suretiyle 40 bin dolar kar etmiştir.

28. Kaplumbağalar kıçlarından da nefes alabilirler.

29. Evinizdeki toz parçacıklarının büyük çoğunluğu ölmüş deri dokusudur.

30. İnekler merdiven çıkabilir ama inemezler.

31. Ördeklerin ’vak’sesi yankı yapmaz, nedenini de kimse bilmez.

32. Sivrisinek kovucu spreyler sinekleri kovmuyor, sizi gizliyor. Sivrisineğin alıcılarını bloke ederek sizin orada olduğunuzu anlamamalarını sağlıyor.

33. Taze kakao içinde bulunan sıvı, kan plazması yerine kullanılabiliyor.

34. Hiçbir kağıt parçası 7 defadan fazla ikiye katlanamaz.

***

İnanması zor ama gerçek olan bilgiler!

Bazı gerçekler vardır. Duyunca aslında asla inanmazsınız. Ama bunlar gerçektir. İnanılamaz gerçeklerdir. İşte aşağıda bu inanılması çok güç gerçeklerden bazılarını bulacaksınız.

1. Exxon’a ait bir petrol tankeri Kanada açıklarında battıktan sonra, iki tane deniz ayısı 80.000 dolar harcanarak temizlenmiş ve büyük bir törenle denize bırakılmışlar. Tam 2 dakika sonra herkesin gözleri önünde bir mavi balina deniz ayılarını yemiş.

2. New York’ta yaşayan bir psikoloji öğrencisi kız boş odasını bir marangoza kiralar. Amacı onunla konuşup, adamın davranışlarını incelemek. Ama iki hafta sonra marangoz kızı bir balta ile parçalar.

3. Bonn’da iki gösterici, domuzların kesimevine barbarca götürülüp orada kesilmelerini protesto ederken, domuzların bulunduğu yerin kapıları kırılır ve 2000 domuz kaçışırken, iki göstericiyi ezerek öldürürler.

4. Amerika’da kadının biri evine gelir ve kocasını mutfakta titrerken görür. Belinden su-kaynatıcı’ya doğru bir kablo gitmektedir. Kadın hemen kalın bir tahta parçası bulur ve adamın koluna vurarak onu elektrik şokundan ayırmaya çalışır. Adamın kolu iki yerinden kırılır. Sonradan anlaşılırki, kocası orada mutlu bir şekilde wallkman dinliyordur.

5. Iraklı bir terörist postaya bombalı-mektup verir. Posta ücreti eksik ödendiği için mektup kendisine geri postalanır. Herşeyi unutan terörist mektubu açınca parçalanarak ölür.

6. Su içmeden ve yemek yemeden yaşanabilecek en uzun süreyi, 1 Nisan 1979’da tutuklanan ve 18 Nisan’da konulduğu hücrede ölmek üzereyken bulunan 18 yaşındaki Avustralyalı genç elde etmiş.

7. Bir kadının sahip olduğu en fazla çocuk sayısı 69. 1707 ve 1782 yılları arasında yaşamış bir Rus kadının 16 ikiz, 7 üçüz ve 4 dördüzü, 1725 ve 1765 yılları arasında dünyaya getirdiği belirlenmiş.

8. 1983 yılında ölen Washingtonlu Jon Brower Minnoch, bugüne kadar yaşamış en ağır kişiymiş. Minnoch, 635 kiloymuş.

9. Bir insanda ortalama 80 trilyon hücre bulunmaktaymış. Eğer bu hücrelerde bulunan kromozomlar hücrelerden çıkarılıp uç uca eklenebilseydi, 136 milyar kilometre uzunlukta olurdu.

10. Beynimiz aşağı yukarı 100 milyar sinir hücresi içeriyormuş. 18 yaşından sonra her gün bu miktarın bin kadarını kaybediyormuşuz.

11. Bir kişinin yaşayabildiği en yüksek vücut ısısı 46.5 dereceymiş. Normal değer ise 35-37’dir.

12. En uzun kalp durması 4 saatmiş. Bir Norveçli, Aralık 1987’de denize düşmüş, kalbi durmuş, ancak vücut ısısının düşüklüğü nedeniyle yapılan müdahalelerle yeniden yaşatılmış.

13. 1970’de Chicago’da açık kalp ameliyatına giren 50 yaşındaki bir hemofili hastası için bin 80 litre kana ihtiyaç duyulmuş.

Vatan

 

Eski Mısırlılar’da Gebelik Testi ! GErçekten her yönden ileri bir medeniyetmişler...

Eski Mısırlılar’da Gebelik Testi 


 

 Mısır’da 1898 yılında Sir Flinder Petrie adlı bilim adamının ortaya çıkarttığı Kahoun Papirüsü ile 1862 yılında bulunan Smith Papirüsü ve 1873 yılında bulunan Ebers Papirüsü’nde gebelik, idrar hastalıkları, varisler ve gebelik testleriyle ilgili bilgiler yer alıyor.

 Müzelerde sergilenen papirüslerde yer alan bilgilere göre, hamile şüphesi olan bir kadın her gün sabah idrarıyla biri buğday, diğeri arpa dolu iki torbayı sularmış. Hamilelik şüphesi olmayan bir başka kadın da yine ayrı ayrı buğday ve arpa torbalarını idrarıyla sularmış. Hamilelik şüphesi olan kadının idrarla suladığı buğday ve arpa dolu torbalar, diğer kadının suladığı torbalardan daha önce çimlenirse, hamile olduğu anlaşılırmış.

İki kadının suladığı buğday ve arpalar aynı anda çimlenirse hamilelik olmadığı ortaya çıkarmış. Hamile olan kadınların sabah idrarlarında aşırı miktarda hormon bulunduğu için, buğday ve arpa torbaları diğer normal idrarlarla sulananlardan çok daha önce yeşerirmiş. Günümüzde meyve ve sebzenin daha erken sürede yetiştirilmesi için hormon kullanılması da aynı yöntemin bir benzeridir.
      
Bebeğin Cinsiyeti
Mısırlıların kullandığı yöntemde, doğacak bebeğin cinsiyeti de önceden tesbit edilebiliyordu. Hamile kadının idrarıyla sulanan tohumlardan, buğday taneleri daha önce filizlenirse bebeğin erkek, arpa taneleri daha önce filizlenirse bebeğin kız olacağı anlaşılıyordu.
 
Prof. Julias Manger, 1933 yılında laboratuvarda kutuların içerisinde kurutma kağıtları üzerine yerleştirdiği buğday ve arpa tanelerini, idrarla sulayıp, Mısırlıların kullandığı gebelik ve cinsiyet belirleme yönteminin doğruluğunu ispat etmiştir. Günümüzde kullanılan gebelik testleri de, kadının idrarındaki hormon sayısının yoğunluğuna göre sonuç verir ve aynı esaslara göre uygulanır.


 

Prof. Dr. Hulusi Köker de, Mısırlıların kullandığı gebelik testi yönteminin bilimsel olarak doğrulandığını ve hatta bebeğin cinsiyetinin de aynı yöntemle belirlenebildiğini onaylıyor.   
   
Doğum Kontrolü


Mısırlılar, kadında kısırlığın tespiti için rahim ağzına (uteris) akşam yatarken sarmısak veya soğan yerleştirmişler. Sabah kadın uyandığında genzinde sarmısak veya soğan kokusu duyarsa tüplerinin açık olduğu ve gebe kalmasına bir engelin olmadığı anlaşılırmış. Koku duyulmazsa kadının tüplerinin kapalı olduğu, bu nedenle hamile kalamayacağı bilinirmiş. Ayrıca kadının rahminin içerisine paslanmayan metallerden olan altın veya gümüş yüzük konularak gebelik önlenirmiş. Arap kervancılar da bu yöntemi öğrenip, uzun çöl seyahatlerinde dişi develerin gebe kalmalarını önlemek için rahimlerinin içerisine temizlenmiş çakıl taşı doldururlarmış.


Bluetigar'a özel süper komik karikatürler...Burada gülmeye doyacaksınız...

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 


Bloğunuzdan Para Kazanmak istermisiniz ? Nasıl mı işte cevabı...

Bloğunuzdan Para Kazanmak istermisiniz ?

 

Cevabınız evet olmalı ki bu yazıyı okuyorsunuz.

Ne yazık ki weblogtr'de bu imkansız. Öncelikle www.blogger.com 'dan veya www.blogcu.com 'dan blog sitesi almalısınız. 

Bunun için diğer palavracı siteler gibi şeyler yazmayacağım. Bloğunuzdan, sadece Google Adsense'den bloğunuza reklam alarak para kazanabilirsiniz...Gerisi hikaye. Buda pek kolay değil, baştan söyleyeyim. Açıkçası don ıslanmadan balık tutulmuyor bilesiniz...

Google Adsense'ye sağ taraftaki Adsense kutucuğundan başvurabilirsiniz.

Yanlız başvuru formunu doldururken türkçe karekterleri kullanmayın.

( i , ü , ğ , ş , ö , ç )   

Daha Ayrıntılı bilgiyi http://adsanse.blogcu.com adresindeki bloğumda bulabilirsiniz. Bol Kazançlar...

Her türlü sorularınızı elimden geldiğince cevaplarım...


İstanbulluların Deprem ihtimaline Karşı Hazır bulundurması gereken Deprem çantasında neler var ? İşte detaylı çanta dökümü ve önemli uyarılar...

İstanbulluların Deprem ihtimaline Karşı Hazır bulundurması gereken Deprem çantasında neler var ? İşte detaylı çanta dökümü... DEPREM ÇANTASI

Depremden sonra ki 72 saat içerisinde, aile fertlerinin ihtiyaçlarını karşılayacakları malzemelerini koydukları çantadır. Depremden sonra yardım ulaşması zaman gerektireceğinden, ilk 72 saat boyunca ihtiyaç duyulacak en acil nitelikteki malzeme ve evrakın birarada bulunduğu deprem çantasının muhakkak her evde hazır bulundurulması zorunludur.

Bu Çantada;

1- Aile Kimlik Bilgileri
    Aile bireylerinin isimleri,
    Kurum, Emekli, Sosyal Sigorta Numaraları, 
    Aile Bireylerinin Okul Ve Mesleki Bilgileri,
    Önemli Sağlık Bilgileri (Bir kağıda yazılacak ve kapaklı bir naylon poşete konulacak)

2- Kıymetli Evrak Çantası
    Ziynet eşyaları,
    Bono, tahvil vb,
    Banka hesap numaraları. (Bir kağıda yazılacak ve kapaklı bir naylon poşete konulacak)

3- Diğer İhtiyaç Listesi
    Balyoz    Demir Testeresi
    Pilli radyo ve yedek pilleri,
    El  feneri ve yedek pilleri,
    İlkyardım çantası, kitapçığı
    Sürekli kullanılması gereken ilaçlar (kalp, damar, tansiyon, şeker ve hormon ilaçları vb. gibi) 
    Enerji veren yiyecekler
    Şişe suyu,
    Mendil,
    Tuvalet kağıdı,
    Kağıt havlu
    Yedek cep telefonu ve şarjı
    Bir miktar para
    Battaniye
    Eldiven, giyecek, ayakkabi,
    Düdük,
    Çok amaçlı çakı
    Çocuklar, kadınlar, yaşlılar, engelliler ve ev hayvanları için özel malzemeler. (Bebekler için bebek bezi, biberon, mama, vb., bayanlar için hijyen kiti, evcil hayvanlar için battaniye, mama vb.)
    İçinde önemli telefon numaralarının, iletişime geçilecek kişilerin bilgilerinin, önemli evrakların fotokopilerinin bulunduğu su geçirmeyen bir dosya bulunmalıdır.
    Çantaya konulacak yiyecek ve içecekler belirli zaman aralıkları ile yenilenerek saklanmalıdır. Çanta dış etkilerden etkilenmeyecek ve kolay ulaşılabilecek şekilde muhafaza edilmelidir. Çantanın bulunacağı yer hakkında aile bireylerine bilgi verilmedir.

Okuldaki öğrenciler için hazırlanan bir acil durum çantasında bulunması gerekenler:

Öğrencilerin aileleriyle ilgili bilgiler
Aile fotoğrafı
Yaş grubuna uygun küçük oyuncaklar
Yiyecek
Bir şişe su 

Her altı ayda bir hazırlık çantasındaki piller, reçeteli ilaçlar, su ve yiyecek tazeleriyle değiştirilmeli. Bu işlem yaz-kış saati uygulamasında saatlerin yeniden düzenlendiği hafta sonlarında yapılabilir.

Ayrıca, teknolijideki gelişmeleri dikkate alarak, cep telefonu ile internet kullanımı konusunda bilgi edinilmesi önem taşımaktadır. Zira, cep telefonlarının çalışmadığı acil durumlarda dahi internet kullanımı mümkün olabildiğinden, deprem gibi olağanüstü durumlarda cep telefonundan internet yolu ile yardım temin edilebilir.
Unutmayın, küçük bir önlem büyük kayıpları engelleyebilir. Not: Aracınızı park ederken deprem ihtimalini dikkate alarak, olabildiğince korunaklı yerlere park etmeniz yararınızadır. Evinizde, işyerinizde bulunduğu halde kullanmadığınız balyoz, çekiç, keser vb. gibi aletler var ise bunları aracınızda muhafaza ediniz. Bunları Pazartesi pazartesi niye yazdınız derseniz son günlerde Marmara Denizinde depremlerden önce çıktığı gibi su ve buhar çıkışı tespit edilmiş. Yakınlarda bir deprem olma ihtimali yüksek demek buda ! Dikkatli olmakta her zaman fayda var. Depremi yaşamış birisi olarak keşke bizde zamanında daha bilgilenseydik demişimdir. Bizim yaptığımız hataları sizde yapmayın. Özellikle Balyoz, Demir Testeresi, el feneri, düdük, 5-10 litrelik su, abur cubur yiyecek mutlaka evinizde yattığınız yere yakın bir yerde bulundurun.  Çok basit ama önemli bir uyarı deprem olduktan sonra en kısa zamanda üstü açık geniş bir alana gitmeye bakın.  Üst katlarda oturuyorsanız binanın daha üst katlarına doğru kaçın, zemine doğru değil. En alt katta veya alt katlarda iseniz biran önce binadan çıkın. Panik olmayın, çatının kafanıza düşeceği varsa zaten düşer.  Balkonlardan atlayıp ölen çok insan duydum. Balkondan atlamış, bina üstüne devrilmiş. Atlamasa belki kurtulacak.  Kapı eşiklerinde durun, merdivenlerde sakın durmayın. İlk önce onlar yıkılıyor.  Kapınız sıkıştıysa başka yol bulup hemen binayı terkedin. Gerekirse kırın, dökün yol açın... İnsanın yedek parçası yok, unutmayın... Binadan çıkınca da çatılara dikkat ede ede uzaklaşın. Yoksa kafanıza bir kiremit vs. düşebilir. Benim önüme 2-3 kez düştü. Kafama düşmemesi tamamen şans. Uzaklarıma düşenleri saymıyorum... Ben depremi yaşadım, boşa atıp tutmuyorum. Bu uyarılarım gün gelir lazım olabilir. 1 kişinin hayatını kurtarsam bana ömür billa yeter...Ne büyük mutluluk...Lütfen kendi iyiliğiniz için uyarılarımı unutmayın ve gün gelir lazım olursa mutlaka uygulayın ! Bütün bu uyarılarım kendi tecrübelerimden edindiğim şeyler ve hiçbir uzman size bu uyarılardan bahsetmez, çünkü depremi yaşamadılar, ben yaşadım. Özellikle İstanbul'lular çok dikkatli olsun...!

1 2  Sonraki»